YAŞLANMA İLE AZALAN TESTOSTERONUN CİNSELLİĞE ETKİSİ
YAŞLANMA İLE AZALAN TESTOSTERONUN CİNSELLİĞE ETKİSİ
Genel sağlık koşullarının düzelmesi, tıbbi bakım ve beslenme ortalama insan ömrünün uzamasına yol açmıştır. Yaşlanan nüfus arttıkça yaşlılara özgü kronik hastalıkların tedavi ve takibi de önem kazanmıştır. Kadınlarda görülen menopozda olduğu gibi hormonlarda ani bir düşüş olmamakla birlikte, erkekte de yaş ilerledikçe (40 yaş sonrası) erkeklik hormonu olan testosteron düzeyinde yıllık %1,2 azalma olmaktadır. Testosteron üreten en önemli kaynak organ testislerdir. Testosteron hormonundaki kısmi azalma beraberinde bazı yakınmaları da getirmektedir.
Yaşlanmak doğaldır, ancak yaş ile ortaya çıkan sorunları olduğu gibi kabul etmek, yaşlı hissetmek doğal değildir. Yaşlanmayı ortadan kaldıramayız, ancak sağlıklı yaşlanmak mümkündür.
Yaş ilerledikçe erkeklerin;
Göbek çevresinde yağ birikimi artmakta
Vücut kıllarında azalma ve sperm üretiminde azalma olmakta
Uyku kalitesi düşmekte
Kas gücünde azalma olmakta
Cilt kuruluğu, saç sakal uzamasında azalma
Kendisini daha üzgün, yorgun, öfkeli hissedebilmekte
Zihinsel gücünde azalma olmaktadır
Cinsel istek ve işlevinde azalma olmaktadır
Erkeğin yaşı ilerledikçe “ Andropoz” olarak da bilinen, testosteron seviyesinde azalmaya bağlı olarak gelişen “ Yaşlanan Erkekte Geç Gelişen Hipogonadizm ” sendromu ortaya çıkmaktadır.
Dünyada ve ülkemizde nüfus ortalamasının yükselmesi nedeni ile bu sendrom günümüzde önem kazanmıştır. Türk Androloji Derneğinin yaptığı araştırmaya göre 40 yaş üzeri erkeklerde geç gelişen hipogonadizm oranı % 54 bulunmuştur.
Testosteron hormonu yaşlanma ile azaldığı gibi diğer bazı durumlarda da azalabilmektedir. Örneğin; hipofiz bezi adenomlarında (prolaktinoma), genetik bozukluklar (klinefelter sendromu), Kronik böbrek yetmezliği, Siroz, Diyabet, Tiroid hastalığı (hipertiroidi) gibi.
Testosteronun etkisi nedir?
Testosteron erkek tipi gelişim için gerekli bir hormondur. Anne karnında embriyo'nun erkek oluşunu, ergenlikte erkek tipi kıllanma ve cinsel gelişimi, ergenlikte de erkek tipinin devamlılığını, fertiliteyi, cinsel işlevi ve vücut gelişimini etkiler. Testosteron;
Kas kitlesinin artmasını
Kemik yoğunluğunun korunmasını
Kan üretimini
Yağ metabolizmasının düzenlenmesini
Beyin üzerine etkisi ile genel iyilik hali, zihinsel faaliyetlerin ve duygusal durumun düzenlenmesini
Cinsel isteğin artmasını sağlar.
Sayfa Başı
Testosteron azalırsa ne olur?
Cinsel istekte azalma ve sertleşme kalitesinde azalma
Vücut yağlarında artış
Vücut kıllarında, sperm üretiminde azalma
Kas kitle ve gücünde azalma
Yorgunluk, sinirlilik, mutsuzluk gibi duygu ve davranış değişiklikleri
Kemik yoğunluğunda azalma bulguları ortaya çıkar.
Testosteron hormonu yaş ilerledikçe kısmen azalmaktadır. Bu azalmaya bağlı olarak yukarda belirtilen şikayetlerde bir veya birkaçı ortaya çıkabilir. Bu düzeltilebilir bir durumdur.
Tanı için ne yapılmalıdır?
Genel olarak yaş ilerledikçe Testosteron, DHEA, melatonin, büyüme hormonu ve insülin benzeri büyüme hormonlarında azalma olmaktadır.
Tanı için en sık kullanılan sorgulama formu AMS (Aging Male's Symptom Scale)dir.
Bu form Türk Androloji Derneği tarafından Türkçeleştirilmiştir.
Tanı için bunlardan sadece testosteron ölçümünün yapılması, gerektiğinde serbest testosteron ölçümünün yapılması gereklidir.
Testosteron azalmış ise FSH, LH ve PRL hormonlarına da bakılmalıdır.
Tedavide amaç nedir? Nasıl yapılır?
Düşük testosteron düzeyi tesbit edildiğinde ve testosteron eksikliğine bağlı şikayetlerin varlığında, eksik olan testosteronun verilmesi ile kas kitle ve gücünde artma, yağ dokusunda azalma, cinsel işlevde (özellikle cinsel istekte) artış, kemik yoğunluğunun korunması, psikolojik durumun düzelmesi, azalmış zihinsel fonksiyonların artması, genel iyilik halinin oluşması amaçlanmaktadır.
Tedavi amacı ile ağızdan, cilde sürülerek veya yapıştırılarak ya da enjeksiyon tarzında testosteron hormonu verilebilir.
Testosteron hormonu karaciğer tarafından metabolize edililerek etkisiz hale getirilir, dolayısıyla burayı atlayacak biçimde üretilmiş ilaçlar etkili biçimde kullanılmaktadır. Enjeksiyon tarzında olanlar depo testosteronlardır ve daha uzun süre kanda testosteron bulunmasını sağlarlar. Burada önemli olan uygulamanın kolay olması ve dalgalanma yaratmadan, fizyolojik seviyede testosteron düzeyini sağlamaktır.
Kimler testosteron kullanamaz?
Prostat veya meme kanseri olan kullanamaz
Karaciğer fonksiyon bozukluğu veya uyku apnesi olanlarda
Prostat büyümesine bağlı ciddi idrar yapma güçlüğü olanlarda dikkatli kullanılmalıdır
Testosteron prostat kanseri yapar mı?
Mevcut çalışmalar testosteronun kendisinin prostat kanseri yarattığını gösterememiştir. Ancak prostat kanseri varsa, kanserin alevlenmesini arttırır. Dolayısı ile testosteron tedavisine başlamadan erkeğin prostat muayenesinin yapılıp, prostat kanseri yönünden risk taşıyıp taşımadığı araştırılmalıdır.
Takip nasıl yapılmalıdır?
Tedavi başlamadan prostat hastalığı ve şiddeti yönünden muayene, PSA kontrolü, hemogram yapılmalıdır. Tedavi sırasında da ilk üç ayda prostat muayenesi, PSA ve hemoram tekrarı daha sonraki üç aylarda sadece hemogram ve PSA kontrolü yeterlidir.
Sayfa Başı
|